İçimden geçen dörtlükler..

Ne bugün güneşimden vazgeçebiliyorum.. Ne de karanlığım dan.. İki Odalı Bir Hücrede, Bir yosun tutmuş zindanın derinliklerinde sanki.. Buz tutmuş kalbimin sol kapakçığı.. Artık hüzünlerim ayazda bu akşam.. Umutlarım gece şafağı söktüğü andaki ayazda sanki.. titriyor umutlarım.. İçinde benzetmeler olan bir hayatın.. Masum, Arsız ve Serseri çocuğuyum.. Ben buyum arkadaş.. Yeri gelir yanlış yapan dostumu da çizerim.. Tek borcum biri vatana biri Allah’a.. Silahı da dayarım kafama.. Daha sonra hiç tetiğine basmadığım bir kurşunla vururum umutlarımı.. Acılarım kangiren olmuş gönül hücremde ve acil olarak kaldırılmış hayallerim şu an yoğun bakımda.. Bu yüzdendir bir sesinde kulak tıkayışım. Sanki beni götürüyorlar uçsuz bucaksız bir yerden bir yere.. Bir an kayboluyorum sanki, Özgürlüğüme kavuşuyorum.. Sonra en çok sevdiğim yerdeyim.. Amansız ve zamansız yolcuların gittiği bir tren garında.. Bilseydim büyümezdim.. O zaman anlarımazdım beni insanların nasıl kandırdıklarını.. ve Sevginin aslında ne kadar büyük bir bedel olduğunu gözyaşlarımla ödemezdim.. ve Kaybetmezdim hiç bir zaman seni.. dar ağacına astığım hayallerim şimdi üzerime devrildi.. Sonbaharda sararan yapraklardan sonra bulunur belki.. Bugün Siyah benim için.. Yarında.. Ertesi Günde.. ve geçen dünümde.. İşte budur İçimden geçen dörtlükler..
Murat GÜNEY…….

Bu yazı Genel, Makale ve Hikaye kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.